24 Aralık 2017 Pazar

Yaz.Sil.Yaz.Sil.Yaz...
Beynimin içi de aynı böyle."Yap.Yapma.Dur.Durma.Sus.Susma..."
Bir zamanların umut dolu,etekleri uçuşan kızından bir eser kalmamış içimde.Tabii ki bunun da tek sebebi benim.Aslında hayat düşündüğümüz gibidir.Başlangıçta elimize bembeyaz bir sayfa ve renkli boyalar verilmiş.Sen kağıdını hangi renklerle boyarsan yaşadığın hayat da odur.Belki mavi,belki pembe,belki siyah,belki beyaz.Ben sadece hep siyahla boyamışım kağıdımı.Siyah görmüşüm tüm hayatımı.Ama umarım seninki rengarenktir.

 Bazen yorulduğunu farkeder,bir köşede durup gözlerini kapatıp bir daha hiç açmamak üzere uyumak istersin.

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Kayboluş

  "İçimi kemiren bir şeyler var.Hiçbir şekilde anlamlandıramadığım bir şeyler oluyor.Sanki biri ayağıma kocaman demir kütle bağlamış ve beni suyun içine atmış gibi. Çırpındıkça batıyorum.Bir süre sonra kulağımda derin tiz bir uğultu,ciğerlerimde birikmiş su.Sonrası umutsuz vaka.

  Ne zaman kendimi birine anlatmaya çalışsam vazgeçiyorum.Binlerce kelime vagon vagon kafamın içinden dilime uğramadan dönüp duruyor.Anlatamamak mı yoruyor beni bu kadar yoksa hayatın kendisi mi bilemiyorum.Ama bir şeyler kopuyor içimden anlamlandıramıyorum.Heves duyamıyorum da artık çoğu şeye karşı,iki dakika heveslensem üçüncü dakika kursağıma oturuyor.
Zaten bu kadar yalnızlıkta neye hevesi kalır ki insanın?"

15 Mart 2017 Çarşamba

  
  Severek hevesle geldiğim bu şehir, nasıl oldu da her seferinde sevdiklerimi anımsatacak şeyler çıkardı önüme? Bu kadar güçsüz olduğumu bilseydim baş koymazdım ki bu yola. Zaafım varmış benim sevdiklerime.Beni ben yapan onlarmış.Zormuş yeniden hiç yaşamadığın bir şehre alışmak.Tüm düzenini değiştirmek.İlişkiler.Ayaklarımın üstünde duracağım deyip çantanı toplayıp gitmekle olmuyormuş bu işler.Olman gereken fotoğraflarda olmadığında,hastalandığında çorba yapacak biri bulamadığında, dertlendiğinde karşına alıp konuşacağın biri olmayıp kendi kendine konuşmaya başladığında hissediyormuşsun dibine kadar yalnızlığı.Zormuş telefonda konuşurken boğazına dizilen cümlelerle yutkunup ağladığını karşı tarafa hissettirmemek. Ama böyle, mesafeler ötedeki seni her an merak edip üstüne titreyen insana olumsuzlukları hissettirmek istemezsin.
Alışkanlıkları bırakmak zor olmasaydı eğer devam edebilirdim düşünmeden.Düşüncelerden çabucak kurtulup atardım en büyük adımlarımı kırılmadan.Cesaretle yükseldiğim denizlerden ulaşırdım okyanuslara.

17 Şubat 2017 Cuma





Heyyo! Yeni blogum. 
Buralar tekrar benim.
Bembeyaz sayfaları düşüncelerimle karalamaya geldim.
Onları somutlaştırıp müebbet vereceğim.
Artık bu sayfalarda okunarak fosilleşecekler.