Kin tutamam ben. Hiç sevmediğim birinin yardıma ihtiyacı olduğunu görsem, yardım etme hissi ağır basar içimde. Hiç tanımadığım bir insan için bile üzülürken tanıdığım birinin acısını yok sayamam. Affederim. En sevdiğim özelliğim bu sanırım.
Biri ile artık konuşmuyorum diye aynı hisle senelerce kalamam ki. Çünkü her gün biraz daha değişiyor düşünceler ve yaşamı insanın. Önemli dediğin şeyler önemsizleşebiliyor. Duygular değişiyor. Artık o eski iki kişi olmadığını biliyorsun.
Birinden uzak durmam gerekiyorsa dururum. Ama yarın bir gün başına kötü bir şey gelir ve bunu bir şekilde bilirsem, bir yabancıymış gibi dönüp gidemem. Anlatabiliyor muyum?
Bu, o kişilere duyduğum farklı bir duygusallıktan değil, hayatıma girmiş her insana duyduğum saygı ve hepsinin bugünkü ben'in inşaasına katkıda bulunmasının kıymetinden kaynaklanıyor. Saygıyı yitirmeden uzaklaştığım her insan benim için kıymetlidir. Kin tutamam. Karşımdakinin de aynı olgunlukta beni karşıladığını bilmek, eski iki arkadaş gibi ayaküstü sohbet edebilmek, seneler sonra mutluluğunu görmek beni de mutlu eder.