28 Mart 2020 Cumartesi

Bencil

Bir insanı sevdiğimizde çok azımız koşulsuz kendini teslim edebiliyor. Çoğumuz dış güzellik, maddiyat ve popülariteye odaklı.
“o bana bunu yapar mı,acaba beni gerçekten seviyor mu,ya benden sıkılırsa,ya beni aldatırsa, ya şöyle olsaydım yine beni sever miydi?...” gibi benzer sorular hepimizin aklından bir kere de olsa geçmiştir.
Ama bir kere olsun ya ben sıkılırsam,ya ben aldatırsam,ya ben haksızsam,ya ben gerçekten sevmiyorsam...”ı düşünmeyiz. 
Peki neden? 
Buna güven meselesi olarak bakanlar elbet çıkacaktır. Ama değil. Cevabı özetleyeyim:

İnsan bencil bir varlıktır. Yanlışı önce kendimizde aramak yerine okları hep karşı tarafa çeviririz.

3 Mart 2020 Salı


Eve geldim.Ev karanlık.Kimsecikler yok. Zaten yalnız yaşadığım bu yerde kimi bekliyordum ki?
Yorulmuşum ama bedenim hala direniyor.
Karnım tok.Arkadaşlarımdan az önce ayrılmışım.
Bu yorgunluğun üzerine bir şarap iyi gider.
Doldurdum kadehimi, loş bir ışıkla arkada çalan Oscar And The Wolf - You're Mine.
Bedenim kendini ritme yavaş yavaş kaptırırken,düşündüğüm tek şey ne kadar sade bir hayat yaşadığım.
Kadehler fazlalaştı, müziğin ritmi hızlandı.
Salonun ortasında tek başıma çılgınca dans ediyor,zıplayıp duruyordum.
Sadece o anın tadını çıkarıyordum.Yalnız olmanın verdiği özgürlük damarlarımda raks ediyordu.
Bir an yanaklarımın ıslandığını farkettim.
Her şey durdu.Ne müziği duyuyordum ne de kalbimin fazla hareketten hızla çarpan ritmini.
Hissettiğim tek şey derin bir mutsuzluk ve gitgide fazlalaşan gözyaşlarımdı.
Oysa dans etmek ruhun kahkahası değil miydi?
Ruhum mutluysa neden ağlıyordum?
Hangisi gerçekti?