15 Mart 2017 Çarşamba

  
  Severek hevesle geldiğim bu şehir, nasıl oldu da her seferinde sevdiklerimi anımsatacak şeyler çıkardı önüme? Bu kadar güçsüz olduğumu bilseydim baş koymazdım ki bu yola. Zaafım varmış benim sevdiklerime.Beni ben yapan onlarmış.Zormuş yeniden hiç yaşamadığın bir şehre alışmak.Tüm düzenini değiştirmek.İlişkiler.Ayaklarımın üstünde duracağım deyip çantanı toplayıp gitmekle olmuyormuş bu işler.Olman gereken fotoğraflarda olmadığında,hastalandığında çorba yapacak biri bulamadığında, dertlendiğinde karşına alıp konuşacağın biri olmayıp kendi kendine konuşmaya başladığında hissediyormuşsun dibine kadar yalnızlığı.Zormuş telefonda konuşurken boğazına dizilen cümlelerle yutkunup ağladığını karşı tarafa hissettirmemek. Ama böyle, mesafeler ötedeki seni her an merak edip üstüne titreyen insana olumsuzlukları hissettirmek istemezsin.
Alışkanlıkları bırakmak zor olmasaydı eğer devam edebilirdim düşünmeden.Düşüncelerden çabucak kurtulup atardım en büyük adımlarımı kırılmadan.Cesaretle yükseldiğim denizlerden ulaşırdım okyanuslara.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder