Ne kadar insan olduğuna bir bak.
Nelerden medet umduğunu düşün,
Hayallere dal.
Geceyi hisset,
Karanlığın içine işlediğini,iliklerine sızan buz gibi gecenin ortasında yüzüne vuran ay ışığını.
Kaybol,
En kalabalık yalnızlığının içinde
Kendini bulabilir misin bütün sular durulduğunda?
İklim değiştiğinde,yapraklar döküldüğünde...
Ölümü hatırla,
Her nefesin bir umut olduğunu
Her günün son günün olduğunu
Koş,
Nasıl olsa bir gün nefesin kesilecek,umutlar tükenecek,duracaksın
Ve mevsimler değişecek,üstüne yapraklar düşecek.Yağmurlarla yıkanacaksın.
Hayallerine kavuşacaksın.
Gece de gündüz de sen olacaksın.
22 Aralık 2018 Cumartesi
7 Temmuz 2018 Cumartesi
Farketmek ve uzaklaşmak
Kendime iyi gelen şeyleri yapmakla görevlendirildim bu yaz.Deneyip görüyorum bana ne iyi geliyor, keşfetmeye çalışıyorum. Fakat sanırım yanlış olan bir şey var, şu 1 aya kadar denediğim şeyler,yeni bir sayfa açmaktan ziyade satır başı yapmak olmuş.Aynı hikayeye farklı bir konudan devam etmeye çalışıyorum galiba.Daha farklı yollara girip yeni hikayelere yelken açmalıyım.
Farkettiğim bir şey daha: Insanlar fazlasıyla bencil varlıklar.Ben çevremde her zaman benim gibi insanlar olduğunu sanıyordum. Dostlarımı kendim gibi seçtim zannediyordum.Gördüm ki, bir tek ben herkes için her şeyi yapacak düzeydeymişim,bir tek ben canımı üzüyormuşum.Kendimden çok başkasını düşünüyormuşum. Benim her yaptığım dilimdeyken insanlar saman altından su yürütüyormuş meğer.
Üzülmüyorum tecrübe ediniyorum.Hayat da bu değil mi zaten,yaşadığın her şeyi tecrübe etmek. Kötü olan daha çok uzaklaşıyorum yakın çevremden,insanlardan.Belki de insan içinde yalnız olmalı,çoğu zamansa özelinde lâl olmalı başkasına.Karşındaki insanın ne nankörlükle karşına çıkacağını bilemezsin.
İnsanlar güvenilmez.Sen de bencil ol.
Farkettiğim bir şey daha: Insanlar fazlasıyla bencil varlıklar.Ben çevremde her zaman benim gibi insanlar olduğunu sanıyordum. Dostlarımı kendim gibi seçtim zannediyordum.Gördüm ki, bir tek ben herkes için her şeyi yapacak düzeydeymişim,bir tek ben canımı üzüyormuşum.Kendimden çok başkasını düşünüyormuşum. Benim her yaptığım dilimdeyken insanlar saman altından su yürütüyormuş meğer.
Üzülmüyorum tecrübe ediniyorum.Hayat da bu değil mi zaten,yaşadığın her şeyi tecrübe etmek. Kötü olan daha çok uzaklaşıyorum yakın çevremden,insanlardan.Belki de insan içinde yalnız olmalı,çoğu zamansa özelinde lâl olmalı başkasına.Karşındaki insanın ne nankörlükle karşına çıkacağını bilemezsin.
İnsanlar güvenilmez.Sen de bencil ol.
24 Nisan 2018 Salı
NE! MERKÜR MÜ RETROSU?
Bu merkür retrosu denilen şeye az kaldı inanacağım artık.Bu illet hep mi uzun ilişkileri vurdu?Yoksa uzun ilişkiden sıkılanlar merkür retrosunu bahane edip mi gitti noldu vallahi ben anlamadım?Çevremde 4-5 senelik hatta 10 senelik ilişkilerin bittiğini duymaya başlayınca hemen araştırdım,dedim; Ne ola ki şu Merkür Retrosu şeysi. Efendim şöyle ki 23 Mart-16 Nisan arasında etkisi sürecekmiş ve birkaç maddeyle bizi uyarmışlar,bundan önce de şöyle demişler:
"Güvendiğiniz dağlara kar yağdırıyor olacağım."
"Güvendiğiniz dağlara kar yağdırıyor olacağım."
- Bastırılmış, ertelenmiş, içimizde tuta tuta iyice büyümüş olan gerilim, kızgınlık ve tepkilerimizi, kontrolsüz bir şekilde dışa vurabiliriz.Bu tür davranışlar, bizi haklıyken haksız durumuna düşürebilir ya da orantısız güç kullanmakla suçlanabiliriz.Mümkünse, kritik hesaplaşmaları Nisan’ın sonuna doğru yapmaya çalışın. Ya da sözlerinizi iyi seçin… Yine de karşınızdakinin sizi anlamak konusunda ”retro etkisiyle” zorlanabileceğini unutmayın.
- Retrolar zaten bozulacak olan eşyaların ”kendini intihar etmesine” çanak tutarlar. Yani tamire ihtiyaç gösteren eşyalarınıza, kullanılmaz hale gelmeden el atın. Aniden arıza çıkartan mekanik ya da dijital aletlerin de, raf ömrünün dolmuş olduğunu ya da biraz şefkate ihtiyaç duyduklarını kabul edin.
Evet,retro tarafından bir güce yenik düşmüşüz.Olay şimdi aydınlandı.Bu şey gibi olmuş ya; Ağacı sallarsın da çürük meyveler düşmeye başlar ya aynı onun gibi bir şey olmuş.Ah şu Merkür Retrosu! Hep bizi buldu. Yoksa hiçbir söylenen sözlerin gerçeklik payı yok.Haydi şimdi hepimiz kırdığımız kalplere " Kusura bakma ya ben değil Merkür Retrosu söyletti.Affet!" mesajı atabiliriz.
- Bir adımı atmak, bir sözü söylemek, bir olaya müdahale etmek konusunda seçtiğimiz zaman ve yöntem, kullandığımız sözcükler, durumu iyileştirmek yerine kötüleştirmeye sebep olabilir. Mecbur değilseniz, ani tepkiler, acil cevaplar vermeyin. Kızgınlıkla, hele de iyice anlamadan dinlemeden, kimseye mesaj atmaya, laf sokmaya filan kalkmayın .
19 Nisan 2018 Perşembe
Şükredin!
Bu aralar kötü haberler ardı ardına gelmeye devam ediyor.Hem çevremden hem yakınlarımdan kanser haberleri duymaya başladım.Bunları duyduğumda ise tabii ki halime şükrettim ve kızdım.O kadar zor hayatlar var ki herkes kendi sınavını veriyor maalesef.
Aynı zamanda bu ay dünya otizm farkındalık ayı.Lütfen onları da farkedin.Onların dünyası bizimkinden çok daha güzel ve temiz.Sevginizi göstermeye çekinmeyin, görmezden gelmeyin.Çünkü onlar da bizim aramızda.
Sağlık o kadar kıymetli bir şey ki,kaybetmeden anlayamıyoruz değerini çoğu zaman.Sağlığın yerindeyse ve nefes alıyorsan hala bir umut var demektir.Bize bahşedilen güzellikleri görmek ve değer bilmek lazım.Hangimize ne olacağını bilmediğimiz şu hayatta nedense birbirimizi kırmaktan asla vazgeçmiyoruz.Bardağa dolu tarafından bakmak yerine boş olan tarafı bize daha dikkat çekici geliyor çünkü doyumsuzuz.İnsanoğlunun fıtratında var.Ne mutlu her şeye rağmen kendine ve çevresine neşe saçan insanlara.Her şeyi kafamıza takacağımıza,varolanlara şükredip mutlu olalımm!!
Sağlıkla kalın!!
17 Nisan 2018 Salı
Ümitsiz yaşanmaz ki,insan ümit ettikçe yaşayabilir bu hayatı.
Ben o pencere kenarında ümit etmeseydim güzel şeyleri,yaşayabilir miydim bu ana kadar?
Süzülen her damla yaşa kaptırsaydım kendimi,boşlukla buluşabilirdi bedenim canım bu kadar yanmışken.
Peki sevmeseydim bu kadar çok, üzülür müydüm yine böyle derinden?
Hayır...
Hayır...
Sevmeseydim şayet düşünmezdim arkada bıraktıklarımı,göçüp giderdim kendimden bu kadar nefret etmişken.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)